Herkese merhaba, bugün blogumda biraz değişik konu ile ilgili sizin için yazımı hazırladım: çift ana dilli çocuk yetiştirmek. Ben aslen Polonyalı olunca Ela ve Ada kızmarımla sadece ana dilim Polonyaca (Lehçe) konuşuyorum. Baştan biraz zor oldu fakat büyük kızım Ela şu anda çift dilli bir çocuk oldu, yani hem Türkçe hem de Polonyaca ana dilli olarak biliyor, ikisinde akıcı şekilde iletişim kuruyor, konuşuyor, o dillerde düşünüyor. Şimdi aynı yönetimi küçük kızımız Ada ile kullanıyorum. Instagram’da onu çok soran olduğu için bugün tecrübelerim ve tavsiyelerim sizinle paylaşmak istedim. 

Çocuk psikoloğu olunca müsade ederseniz ilk önce biraz teoriden başlamak isterim 🙂 Çocuğu çift dilli şekilde yetiştirmeğin 3 ana yöntem var:

  1. OPOL – one parent one language: bir tane ebeveyn bir tane dil. Bu arada Türk – Polonya ailemizde kullandığımız bir yöntemdir 🙂 Ve genel olarak bizim gibi karışık (ulusal arası) ailelerde en çok gören bir yöntemdir. Kısaca: babası çocuğu ile sadece kendi anadilinde konuşuyor, annesi sadece farklı kendi anadilinde.
  2. ml@H – minority language at Home: azınlığın dili evde. Genelde göçmenlik eden homojen (ulusal arası olmayan) ailelerde kullanınan bir yöntemdir, örnek: Almanya’da çoğul Türk aileleri: dışarda Almanca, evinde Türkçe konuşuyorlar.
  3. T&P – time and place: zaman ve yer. Genel olarak göçmenlik etmeyen (kendi ülkesinde oturan) homojen (ulusal arası olmayan) ebeveynler bu yöntemi kullanırlar. Örnek: Türkiye’de oturuyorsunuz, ana diliniz Türkçe, eşinizin de aynı fakat çocuğunuza başka bir dil ana dili olarak öğretmeye çalışıyorsunuz. Bu stratejide çocuğunuza her fırsatla yabancı bir dil öğretmeye çalışıyorsunuz: onu sürekli başka bir ülkeye tatile alarak, kurslara göndererek vs.

Dediğim gibi, bizim ailemizde doğal olarak baştan beri biz OPOL stratejini kullanıyoruz (tabii ki T&P yöntemi ile birlikte: mesela Polonya’ya tatile giderek). Ben hamileyken bile göbeğimdeki Ela ile bazen Polonyaca konuşuyordum, sesime ve dilime alışsın diye çünkü Ankara’da oturunca hem çevremizde herkes hem bende eşimle  Türkçe konuşuyorum 🙂

PEKI, NEDEN ÇİFT DİL?

Sanırım bunu aslında anlatmak gerek yok fakat zamanla çevreden değişik tepki aldığımız için bu kısmı da yazmaya karar verdim. Bahsettiğim tepki özellikle büyüklerin tarafından: neden yanımda başka dilde konuşuyorsunuz? Bu çocuk Türkçe konuşsun! (zaten konuşuyor :-))) ) vs. Tabii ki konuşunca ve anlatınca onlara da ikna ettik ve kimse bize artık bu konu ile ilgili yorum yapmıyor.

Çünkü çift dil bana göre çocuklarımıza verebileceğim en iyi bir şeyden biridir;

düşünün: tamamen bedava bir yabancı dilin eğitimi, hem de ana dillin seviyede. 6-7 yaşındayken çocuk okula gittiği zaman bütün gün boyunca sadece yabancı dilde konuşursa bile artık o dili çift ana dili olarak öğrenmez, doğuştan beri başlamak lazım.

Bende Türkçe’yi çok iyi seviyede konuşsam bile (zaten konuşmuyorum :-)) ) bence çocuklarımla ana dilimde kurduğum bir iletişim bambaşkadır çünkü bir dil aynı zamanda kültürün bir aracıdır. Aynı dilde konuşmak belli bir dünya, duyguları ve kültürü paylaşmaktır. Bazı şeyleri yabancı dilde ifade edemezsiniz, çok çalışırsanız bile.  Bazı düşünceleri sadece anadilinize kurabilirsiniz, zaten bu dilde genelde düşünüyorsunuz, rüya görüyorsunuz. Bu yüzden kızlarımla ana dilimde konuşurken çok rahat ve mutlu oluyorum.

Aklıma gelen son sebep – sadece kendimi düşünmüyorum, hem Polonya’daki ailemi hem de kızlarımı düşünüyorum: ailem kızlarımla iletişim kurması lazım, kızlarım da öteki memleketine gidince çevresi ve ailesi ile iletişim kurması lazım. Bence ana dili öğretmek her ebeveynin bir görevidir.

Çocuklarım gelecekte belki de iş için bu dili kullanırlar, bence iş dünyasında çok iyi seviyede bir dil bilmek her zaman bir avantajdır.

ÇİFT DİLLİ ÇOCUK YETİŞTİRMEKTE KRİTİK BAŞARI FAKTÖRLERİ

Çocuklara çift dili ögretmekte başarın iki tane faktörleri var:

  1. Çocuk iki dille mümkün ise çok sıkça temas etmesi lazım.
  2. Çocuk iki dile olumlu bir yaklaşımın öğrenmesi / göstermesi lazım.

Bu iki faktör ile ilgili biraz zorluk çektik, yine çok emek verip başardık :-):

ÇİFT DİLLİ ÇOCUK YETİŞTİRMEKTE TECRÜBELERİMİZ VE ÇEKTİĞİMİZ ZORLUKLAR

Dil ile sıkça teması

Sanırım büyük kızım Ela’ya Polonyaca öğretirken yaşadığım en büyük zorluk buydu. Türkçe ile sıkıntı yoktu, Türkiye’de yaşadığımız için herkes zaten o dilde konuşuyordu Ela ile: babası, ailesi, okulda herkes vs. Fakat Polonyaca konuşan tek benim ve ben eskiden gerçekten çok çalışıyordum, Ela ile her gün çok az zaman geçiriyorduk. Bir dönemde Türkçesi Polonyacasına göre daha akıcı oldu. Artık korkmaya başladım bir gün, Ela bu yüzden belki Lehçe iyi bilmeyecek. Bu yüzden her akşam mutlaka en az bir tane Polonyaca kitabı birlikte okuyorduk (hala da okuyoruz), sanırım Ela’ya kitap okumaya bu şekilde sevdirdim 🙂 Birde çizgi filmleri zaten çok az izletiyordum fakat izlediği zaman sadece Polonyaca’ydı  (bu yüzden zavallı çocuk Pepe’yi hayatında hiç izlemedi :-)))))))) hihi). Benimle normal Polonyaca konuşuyordu fakat memleketime gidince bu seviye yetecek mi bazen korkuyordum. Fakat Polonya’ya bir gün tatile gidince çok mutlu oldum ve Ela’dan gurur duydum çünkü herkesle harika Polonyaca konuştu ve yurtdışında oturduğumuzu bilmeyenler onu hiç fark etmedi. O gün gerçekten sanki çok iyi bir işi birlikte yaptığımızı hissettim ve içim rahatladı.

Ada ile işim çok daha kolay çünkü artık çalışmıyorum ve onunla birlikte evdeyim. Ela’ya göre Ada baştan beri Polonyaca ile çok daha sık temasında kalıyor: evdeyken Polonya TV izleyorum, Polonya arkadaşlarımla ve çocuklarınla sıkça buluşup doğal olarak sadece Polonyaca konuşuyoruz. Tek zorluk budur: herkes diyor çocuğa çift dili öğretmek için ona sürekli ana dilinde konuşmak lazım fakat ben açıkcası genelde çok az konuşan bir kişiyim, Ada ile tek başında kaldığımız zaman bazen çok fazla konuşmuyorum 🙂 Veya  ona herşeyi Polonyaca’da anlatmaya unutuyorum ara sıra 🙂 Aslında en güzel bir dilin eğitimi adım adım ne yapıyoruz ne yapacağımız vs. basit sözlerde anlatmaktır. Onun ismi ‘kelime düşü’ dür, yani bebeğimize kelimeler ile düş yapıyoruz sürekli, dediğimiz şeyler abuk subuk bile bize gelirse beyini onları kaydetiyor ve bebek doğal şekilde bir dili öğreniyor.

Dile olumlu bir yaklaşımın öğrenmesi

Bu konuda çok zorluk çekmedik fakat bir dönem oldu, Ela benimle Türkçe konuşmaya çalışıyordu (Sende Türkçe biliyorsun anne! diyordu). Evet, çocuklar çok zeki gerçekten 🙂 O dönem birkaç ay surdu. Ben bu durumda yine onunla sadece Polonyaca konuşmaya devam ediyordum, bana bir şey Türkçe’de söylediği veya sorduğu zaman ben aynısını Polonyaca tekrarlıyordum ve cevabını Polonyaca veriyordum. Birde: Ben Polonyalı’yım, sende Polonyalı’sın, Polonyalılar arasında sadece Polonyaca konuşuyorlar veya Polonyaca öğrenmezsen Polonya’daki ailenle konuşamazsın (haha ne kadar sıkıcı bir anneyim, değil mi :-)))  ) diyordum. Ve zamanla benimle Türkçe konuşmaktan kendisi vazgeçti.

Bazen görüyordum, özellikle daha küçükken, arkadaşların önünde benimle Polonyaca konuşmaktan biraz çekiliyordu fakat zamanla artık omurunda değil. Annem Polonyalı, biz aramızda sadece Polonyaca konuşuyoruz diye bilmeyenlere anlatıyor 🙂 Gerçekten gurur duyarım minnoşumdan.

Çift dilli çocuk geç konuşur mu?

Tabii ki herkes için geçerli değil fakat evet, genel olarak çift ana dilli çocuklar başka çocuklara göre biraz geç konuşmaya başlayabilirler, Ela da böyleydi fakat ben durumdan farkındaydım ve sabırla bekledim, panik yapmadım. Sonuçta bu bir yarışma değil ve sonuçta herkes konuşmaya öğreniyor, değil mi 🙂 Biraz geç de olsa sonra pıt bir anda çocuk iki dilde konuşmaya başlıyor bu yüzden böyle durumu görürseniz üzülmeyin.

ÇİFT DİLLİ ÇOCUK YETİŞTİRMEKTE TAVSİYELERİM

Çocuğumuzla sadece konuşmak değil, aynı zamanda konuştuğumuz dil canlı olduğunu ona göstermeliyiz. Bu ne demek? Bol pratik yapmaktır ve dili kullanma fırsatı her zaman bulmaktır.

Ben mesela canım fazla istemiyorsa bile bizim büyük elçimizin tarafında düzeltilen bütün etkinliklere Ela için katılmaya çalışıyorum. Son 7 sene içinde Ankara’ya iki defa Polonya çocuk tiyatrosu geldi. Bizim için bayram gibi oldu gerçekten, Ela bayıldı , bende 🙂 Tabii ki böyle etkinlikleri çok fazla görmüyoruz fakat evde yapılacak ta aktivite var.

Sadece kitap okumak değil, aynı zamanda görselli kitapları çok tavsiye ederim. Görsellerde ne olduğunu birlikte bakmak, sonra anlatmak: mesela ilk önce bir ebeveyn kendi dilinde, sonrasında öteki ebeveyn öteki dilinde. Merak etmeyin, çocuğun kafası karıştırılmaz 🙂 O küçük bilgisayar gibi herşey kaydetiyor.

Şu anda işimiz yine çok daha kolay çünkü internetimiz var. Polonya’daki ailemiz ile Skype’te kolayca her gün görüşebiliriz, YouTube’de Polonya çizgi filmleri izleyebiliriz, Polonyaca çocuk şarkıları dinleyebiliriz.

Şu nada Ela ile Polonyaca okumaya ve yazmaya öğreniyoruz, yakında Polonya’daki ailemize mektupları yollamaya başlıyacağız 🙂 Umarım tatile Polonya’ya gidince biraz daha çok pratik yapacağız.

Çevrenizde ana dili olarak çift dil konuşan çocuk veya yetişkin var mı? Belki siz böyle kişisiniz 🙂 ? Belki yazım birisine yararlı olabilir, eğer böyle birisini tanıyorsanız onunla paylaşabilir misiniz?

Bu yazımı hazırlamak için gerçekten çok zaman ve emek verdim, bütün yorumlarınız beni çok mutlu eder, şimdiden teşekkür ederim 🙂 Eminim Türkçem’de mutlaka kusurlar oldu, kusura bakmayın lütfen, işte ana dillim olmadığı için böyle 🙂 Sevgiler ♥

cropped-iskandinav-evim-k-atalar3.png

 

 

 

 

Reklamlar

Çift ana dilli çocuk yetiştirmek – tecrübem ve tavsiyelerim’ için 4 yanıt

  1. Karolina Hanım, gerçekten öteki yazılarınız gibi bu yazınızdan süper. Her zaman düşünmüşümdür böyle bir şey olur mu diye ve yazdıklarınızdan okuduğum demek ki oluyormuş. Dil konusu biz türkler olarak biraz problem, yabancı dili öğrenmemiz ve kullanmamız zorlaşıyor. Demek ki küçük yaşlarda çocuklarımıza öğretmemiz gerekiyor. Tekrar çok teşekkürler böyle güzel bir konuyu seçip bizim ile paylaştığınız için. Emeğinize sağlık.

    Liked by 1 kişi

  2. ne güzel anlatmışsın canım
    tebrik ediyorum seni
    benim amerikada yaşayan kuzenim var eşi taylandlı çocuk sadece ingilizce biliyor baba türkçe öğretmemiş teyzem türkiyeye gelince çok üzülüyor türkçe konuşmuyor torunu diye
    senin ailen ne mutlu olmuştur
    “bir dil bir insan” diye bir söz vardı bizde
    gerçekten de öyle
    sevgiler güzel anne

    Beğen

cevapla

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s